Kadına ait kısırlık nedenleri

 

 

 

 

 

  

Yaş

Kadın doğurganlığı 35 yaş üzerinde anlamlı derecede azalmaya başlamaktadır. Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi tüm dünya kadınlarında 35 yaş sonrası doğurganlıkta azalma hissedilir düzeye gelmektedir. 40 yaş üstünde bu azalmanın çok daha fazla olduğu açıkça görülmektedir. Biz yardımcı üreme teknikleri kullanarak (aşılama ve tüp bebek gibi) bu gebelik oranını bir miktar artırmaya çalışmaktayız. Doğurganlıktaki bu azalmanın durdurulması şu an için imkânsızdır.

Her ay bir kadın ortalama 1000 yumurtasını kaybeder. Bunları yerine koymak ta mümkün değildir. Bu nedenle en iyisi ileri kadın yaşına gelmeden bebek sahibi olmak isteniyor ise kısırlık uzmanından detaylı bilgi alınmalı ve planlama yapılmalıdır.

 

Hormonal problemler (Yumurtlama problemleri)

Düzenli adet gören bir kadın her ay bir yumurta atar.

Kadın nasıl adet görür? İzlemek için tıklayınız. 

Kadının düzenli adet görmesi bir orkestraya benzetilebilir. Orkestranın kulağa hoş gelen bir müzik çalabilmesi için iyi bir orkestra şefine (beyindeki hipofiz bezi) ve müzisyenlere ihtiyacı vardır (yumurtalıktaki birçok hormon). Düzenli hormon artışlarınız ve azalmalarınız olmuyor ise yumurtlama da olmaz. Yumurtlama olmaz ise eşinizin sperm değerleri her ne kadar normal olsa dahi, cinsel ilişkiniz düzenli de olsa ortada döllenecek yumurta olmadığı için gebelik oluşamaz. Kadınlarda hormonlara bağlı en sık yumurtlama bozukluğu nedeni polikistik yumurtalık sendromudur (PCOS). Polikistik yumurtalık sendromu toplumlarda farklı sıklıkla görülürler. Amerika’da görülme sıklığı %5-%10 arasındadır. Ülkemizde bu konu ile ilgili ilk ve tek çalışmayı Hacettepe Polikistik Yumurtalık Çalışma grubu olarak biz gerçekleştirdik. Yaklaşık 100 bin dolarlık bir bütçe ile yaptığımız çalışmada Türk kadınlarında PCOS’nun %15-20 dolaylarında görüldüğünü tespit ettik.

Polikistik yumurtalık hastalığı ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Diğer bir hormonal bozukluk durumu ise orkestra şefi olan hipofiz bezinin hastalıklarına bağlı olarak çalışmamasıdır ki bu kızlarda genelde ilk adet görülmez. İlaçla adet olabilirler.
3. hormonal bozukluk ise erken menopozdur ki kadının yumurtalıkları tükenmiştir. Diğer bir hormonal durum ise süt hormonunun yüksek olmasıdır. Süt hormonu yüksekliğinde meme uçlarından kendiliğinden süt benzeri sıvı gelebilir. Süt hormonunun yüksek olması gebeliğe engel teşkil eder. Kadının tiroid hormonlarının da bozuk olması gebe kalmada güçlüğe neden olabilir.

Doğuştan rahim sakatlıkları

 Rahim büyüklük ve şekil itibari ile bir armut gibidir. Bebeğin yapışıp geliştiği yer armutun çekirdeklerinin olduğu kısımdır. Bu bölge gebeliğin oluşması ve devamı için hayati önemi olan bir yerdir.

Doğuştan rahim sakatlıklarında rahim yapısı bozulmuştur. Çift rahim izlenebilir, tek taraflı küçük rahim izlenebilir, rahim içerisinde perde olabilir. Tüm bu durumlar gebeliğin oluşmasına engel olabildiği gibi oluşmuş gebeliğin devamına da engel olabilir. Diğer değişle düşüklere neden olabilirler.

Aşağıdaki resimde rahim içerisinde bir perde görülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aşağıdaki resimde tek taraflı bir rahim görülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonradan gelişen rahim problemleri

Rahmin şeklini ve yapısını bozan durumlar gebeliğe engel teşkil edebilir. Düşüklere neden olabilirler. Özellikle rahim içine baskı yapan veya içinde olan miyomlar, polipler, önceden geçirilmiş kürtajlara bağlı rahim için yapışıklıklar, verem hastalığına bağlı rahim içi yapışıklıklar gebeliği engelleyebilir.
Gebe kalmada güçlükleri olan çiftin muayenesinde USG incelemesi ile rahmin ve özellikle rahim içi değerlendirilir. Şüpheli durumlarda tedaviye yönelik işlem planlanır. Rahim içerisine bası yapan miyomlar veya rahim içindeki miyomların mutlaka çıkarılması gereklidir. Bunun için histeroskopi yöntemi en uygun tedavi şeklidir. Yine yukarıda bahsedilen durumlarda histeroskopi yöntemi en uygun tedavi yöntemidir. Rahim içi yapışıklıklar histeroskopik makas ile kesilir. Polipler kökünden makas ile kesilebilir. Bu patolojiler içerisinde en sıkıntılı olanı rahim içi yapışıklıklardır. Rahim içindeki yapışıkları genellikle kürtaj işlemi sonrası gelişirler. Kürtaj işlemi boş kese için yapılmışsa, rahim içerisinde bebek ölmüş ve kürtaj yapmak gerekmiş ise bu durumlarda rahim içi yapışıklık olması %30’lara kadar çıkabilir. Kürtaj sonrası yapışıklık doktor ne kadar deneyimli ise o kadar az oranda olsa dahi, en iyi ellerde bile rahim içi yapışıklık olabilir. Bu nedenle kürtaj yaptırmadan önce doktorunuz ile rahim içi yapışıklıkların gelişebilirliği açısından mutlaka tartışmalısınız. Kürtaj sonrası rahim içi yapışıklıkların en sık göstergesi işlem sonrası adet miktarında ve süresinde azalma veya hiç adet olamamaktır. Rahim içi yapışıklıkların histeroskopik olarak açılmasından sonra da yapışıklıklar muhtemelen tekrar oluşacaktır. Bu nedenle tekrarlayan histeroskopik müdahaleler gerekebilir.

Tüp problemleri

Sperm rahim içerisine girdikten sonra tüplerden geçerek karın boşluğuna atılmış olan yumurtayı döller ve döllenmiş embriyo 5 gün tüp ve rahim içerisinde dolaştıktan sonra rahim
içerisine gömülür. Gömülme olur olmaz kanda gebelik testi pozitif olur. Normal bir rahim, tüpler ve yumurtalıklar şekilde gösterilmiştir.
Tüplerin ikisinde de daha önceden geçirilmiş cerrahilere ikincil (apandisit ameliyatı bile neden olabilir) yapışıklıklara bağlı, geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı yapışıklıklar, endometriozis denilen hastalığa bağlı yapışıklar var ise tüp tıkanabilir veya rahat hareket edemeyebilir. Bu durumda gebe kalınması güçleşir. Gebe kalanlarda da dış gebelik şansı artar. Tüp ile ilgili problemler rahim tüp filminde (histerosalpingografi  (HSG)) tespit edilebilse de kesin tanı laparoskopi ile konur. Örneğin HSG’de her iki tüp tıkalı görünebilir. HSG işlemi ağrılı bir işlem olup hasta uyanık halde yapılır. Boya maddesi verilir iken kadın istemsiz olarak kendisini kasabilir ve tüplerden ilaç geçimi olmaz. Bu nedenle tüpler tıkalı denip yanlış tanı konulabilir. Gereksiz tedaviler planlanabilir. HSG’de tüplerde geçiş olmaması durumunda bu durumuna laparoskopi ile teyit edilmesi mutlaka gereklidir. Laparoskopide hasta genel anestezi altındadır. Rahim içerisine verilen mavi boyanın her iki tüpten geçip geçmediği net olarak görülebilir. Hasta ağrı hissetmediği için sonuç genellikle kesindir. Her iki tüpten mavi boya geçmiyor ise hasta tüp bebek önerilmelidir.

Laparoskopide mavi boyanın her iki tüpten geçişini izlemek için tıklayınız.


Rahim tüp filmi âdetin 6-12. günleri arasında yapılan hafif ağrılı bir işlemdir. Bir gün önceden, işlem günü ve işlemden 1 gün sonra Tetradox enfeksiyonu önlemek için sabah 1, akşam 1 tablet tok karnına alınır. İşlemden yarım saat önce 1 tablet Apranax gibi bir ağrı kesici işleme bağlı ağrıyı azaltmak için alınabilir.

Rahim tüp filmi nasıl çekilir? İzlemek için tıklayınız.


Normal rahim, tüpler, yumurtalıklar gösterilmiştir

 

Şekilde tüplerde olabilecek tıkanıklıklar ve yapışıklıklar gösterilmiştir.

 

Normal görünümlü rahim tüp filmi

Tıkalı tüpün cerrahi olarak açılması mümkündür. Tıkanıklık fimbriyal uçta ise mikrocerrahi yöntemler ile tıkanıklık açılabilir. Proksimal uç tıkanıklarında ise mikrocerrahinin başarısı düşüktür. Tıkanıklık açılsa dahi tekrar kapanma ihtimali vardır. Bu nedenle cerrahiden fayda görmesi ihtimali az olan olgular tüp bebeğe alınmalıdır.

Rahim ağzı problemleri

Rahim ağzı spermlerin geçişine engel oluyor ise gebeliği engelleyebilir. Eski dönemlerde ilişki sonrası (yaklaşık 30 dakika sonra) rahim ağzından sürüntü alıp mikroskop altında incelenir, sperm sayısı tespit edilir idi. Bu teknik günümüzde terk edilmiştir. Aşılama yöntemi ile rahim ağzından geçildiği için rahim ağzı problemleri otomatik olarak tedavi olmaktadır.