Gebelik takibinde bilinmesi gerekenler!
İnsan hayatında belki de en güzel şey sağlıklı bir bebek sahibi olmaktır. Bunun da ilk aşaması sağlıklı bir gebelik geçirmektir.

 






 

Çalışmalar göstermiştir ki düzenli olarak uzman hekim tarafından takip edilen gebeliklerde bebek ölümleri ve anne problemleri daha az oranda görülmektedir. İdeal olanı gebelik oluşmadan doktor kontrolüne girmektir.

Âdetinizi gecikmesi ile birlikte idrarda gebelik testi yapılmalıdır. Bu test için eczaneden alabileceğiniz idrarda gebelik testi yeterli olacaktır. Gebelik testinde 2 çizginin görülmesi gebeliğin varlığını yüksek oranda gösterir. Fakat idrar testinde gebeliğin çıkmaması her zaman gebe olmadığınızı göstermez. Bu nedenle gebelik testi olarak kanda beta HCG denilen gebelik testi yapılması daha uygundur.

Gebelik ne kadar sürer ve ne sıklıkla kontrole gidilmelidir?

Gebelik yaklaşık 40 hafta süren, saçınızdan tırnağınıza değişiklikler yapan çok güzel bir süreçtir. Bu süreci bebeğiniz ve sizin adınıza sağlıklı geçirmeniz için 28. haftaya kadar ayda 1, 28-36 hafta arası 2 haftada bir, 36-40 hafta arası haftalık olarak kadın doğum uzmanına muayene olmalısınız. Doktorunuz riskli bir durum tespit ederse bu kontroller daha sık olabilir.

Gebelik ilk kontrolünde nelerle karşılaşırsınız?

Gebeliğin ilk başlangıcında hekim tarafından detaylı olarak öykünüz alınacaktır. Size aşağıdaki durumların varlığının olup olmadığı sorulmalıdır.  
1. Diyabet (Şeker hastalığı)
2. Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)
3. Kalp hastalığı
4. Savunma sistemi hastalığı
5. Böbrek hastalığı
6. Nöroloji/Epilepsi (Sara hastalığı)
7. Psikiyatrik hastalıklar
8. Depresyon
9. Hepatit/Karaciğer hastalığı
10. Damar hastalığı
11. Tiroid bozukluğu
12. Travma/Şiddet görme
13. Kan almış olmak
14. Kan uyuşmazlığı
15. Akciğer hastalığı  (Verem vb.)
16. Sezonsal alerji
17. İlaç/Latex alerjisi
18. Meme hastalığı
19. Kadın hastalığından ameliyat
20. Başka ameliyat öyküsü
21. Anestezi problemi varlığı
22. Anormal PAP Test
23. Rahim sakatlığı
24. Kısırlık
25. Akraba Evliliği

Varsa önceki kürtaj, düşük, doğum ve detay bilgileri sorgulanır. Önceki bebeğin ağırlığı, cinsiyeti, doğum şekli (Normal doğum veya sezaryen), erken doğum olup olmadığı sorgulanır.

Genetik tarama sorgulaması

1. İleri anne yaşı varlığı (>35 yaş)
2. Talasemiler (Akdeniz anemisi)
3. Nöral tüp defektleri (Bebeğin sırtının açık olması)
4. Konjenital kalp defektleri (Doğuştan kalp sakatlıkları)
5. Down sendromu (Aşırı zekâ geriliğine neden genetik hastalık)
6. Tay-Sack Hastalığı
7. Canavan Hastalığı
8. Sickle cell hastalığı/taşıyıcılığı
9. Hemofililer ve diğer kan hastalıkları
10. Musküler distrofiler (Kas erimesi hastalıkları)
11. Kistik fibrosis
12. Huntington's korea
13. Zekâ geriliği/otizm
14. Fragile X (Kadınlardaki en sık zekâ geriliği yapan genetik neden)
15. Kalıtımsal/Genetik Hastalıklar
16. Doğum sakatlığı olan bebek öyküsü
17. Tekrarlayan düşükler/ölü doğum
18. Son adet sonrası ilaç kullanımı

Enfeksiyon hastalıkları tarama sorgulaması 

1. Veremli kişi ile temas
2. Genital Herpes Öyküsü (Genital bölgede uçuk) (Eşi dâhil)
3. Son adet sonrası viral hastalık
4. Seksüel geçişli hastalıklar (Gonore (Bel soğukluğu), Klamidya, HPV, Sifiliz (Frengi))

Bu detaylı sorgulamadan sonra doktorunuz sizden en son görmüş olduğunuz âdetinizin ilk gününü (kanamanın başladığı günü) soracaktır. Son adet tarihinize göre gebelik yaşını hesaplayacaktır. Bu hesaplanmış yaşın ultrasonografi (USG) ile teyit edilmesi zorunludur. İlk muayenede genellikle USG yapılır ve gebeliğin yaşı teyit edilir. USG ile son adet tarihiniz arasında bir uyumsuzluk var ise doktorunuz size bu düzeltmeyi yapacaktır ve size yeni bir son adet tarihi belirleyecektir.
Son âdetiniz ilk günü tüm gebelik boyunca size sorulacaktır. Mutlaka bir yere not ediniz.
İlk muayenede kilonuz, boyunuz ve tansiyonunuz ölçülür. Bu işlem her muayenede yapılmalı ve kaydedilmelidir. Kilo almadaki değişiklikler takip edilmelidir.  

Bebek USG'de ne zaman görülür?

Alttan yapılan USG ile bebeğin kesesi 5. haftada rahatlıkla gözlenir. Bebek kesesi içi su dolu olan düzgün sınırlı bir kesedir. Rahim içerisinde olup olmadığı dış gebelik ayrımı için çok önemlidir. 6 haftalık gebelikte bebek kalp atımları rahatlıkla gözlenir.

İlk muayenede istenmesi gereken tetkikler nelerdir?

Sizin ve eşinizin kan grubu (biliyorsanız gerek yoktur), sizin kan grubunuz Rh(-), eşinizin kan grubu Rh(+) ise sizde kan uyuşmazlığı var demektir ve indirekt Coombs testi istenir, tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, idrar kültürü, idrar analizi, tiroid bezi fonksiyonu, hepatit, kızamıkçık ve toksoplazma için serolojik testler istenir.

Diğer muayenelerde yapılması gereken çok önemli testler

İkili test/Kombine test (Down sendromu taraması) (11-13 hafta)

11-13 hafta arasında yapılan Down sendromu (Trizomi 21), Trizomi 13 ve 18 gibi genetik hastalıkları tespit etmede kullanılan bir testtir. Şuan güncel tıp uygulamalarında elimizdeki en güvenilir testtir. Hastalara imkân var ise mutlaka yapılmalıdır. Bebeğin ense saydamlığı ölçülür (farklı seviyeler belirlense de 2 mm’nin altında olmalıdır). Ayrıca kan verilir. Kan verirken açlık tokluk fark etmez. Kombine test sonucunu doktorunuz ile detaylı olarak tartışmalısınız. Bu test tanı koyucu bir test değildir. Tarama testidir. %85 doğruluk oranı vardır. %15 yanılma payı vardır. Örnek vermek gerekir ise 100 tane gebe düşünün. Hepsinin bebeği Down sendromlu olsun. Hepsine kombine test uygular isek 85 tanesinde test Down sendromunu gösterir iken 15 tanesinde bebek Down sendromu olduğu halde normal gösterir. Test sunucu pozitif gelir ise yine doktorunuz ile CVS veya A/S açısından tartışmalısınız. Down sendromunun kesin tanısı CVS (koryon örneklemesi) veya amniyosentez (A/S) yapılarak bebeğin geninin incelenmesi ile konur. Kombine test kesin tanı koyucu bir test değildir.

Üçlü test-Dörtlü test (Down sendromu taraması) ve AFP ölçümü (Nöral tüp defekti) (16-19 hafta)

Bebeğin sırt kemiğinin kapanamaması sonucu oluşan açıklık taraması ve Down sendromu için taramadır. 
Kombine teste benzer. Bebeğin baş genişliği ölçülür ve kan verilir. Üçlü test %75 tanı koyan bir testtir. Dörtlü test %90 tanı koyan bir testit. Kesin tanı koyucu bir test değildir. Test sunucu pozitif gelir ise yine doktorunuz ile A/S açısından tartışmalısınız. Kombine testten ayrı olarak bebeğin sırtının açık olduğu durumların taramasında da kullanılır.

Down Sendromlu bebeğin anne kanından tespit edilmesi

“Noninvasive Prenatal Testing for Fetal Aneuploidy” isimli test hamile bir kadının kanında serbest olarak dolaşan bebeğin DNA’sının tespit edilmesi ve incelenmesi ile bebeğin Down Sendromlu olup olmadığının tespit edilmesidir.

Anne kanında serbest olarak dolaşan DNA’nın %3-13’ü bebeğe ait plasentadan gelir ve bebeğin doğması ile birlikte saatler içerisinde anne kanından temizlenir. Bebeğin DNA’sı ile annenin DNA’sını ayırmak son zamanlara kadar mümkün değildi. Son yıllarda teknolojide yaşanan ilerlemeler ile daha önceden çok zor ve pahalı olan bu yöntem artık günümüzde özel teknikler kullanarak daha uygun fiyatlarda yapılabilmektedir.

Bu yöntem ile Trizomi 21 (Down Sendromu), Trizomi 13 ve Trizomi 18 gibi bebeğe ait kromozomal bozukluklar 10 haftalık gebelik haftası ve sonrasında annenin kolundan alınan kan ile tespit edilebilmektedir. Bu yöntemin başarısı %98 olup çok yüksektir. Yanlış pozitiflik oranı %0.5 gibi çok düşüktür.

Testin bebek ve anne için hiç bir riski olmayıp annenin kolundan alınan basit bir kan ile test yapılabilmektedir. Testin sonucu 1-2 hafta arasında çıkmaktadır.

Günümüzde Down Sendromu taraması için en etkin yöntemlerden birisidir.

Test hakkında bilinmesi gerekenler:

1. Düşük riskli gruba rutin olarak önerilmez. Fakat test hakkında aileye bilgi vermek faydalı olabilir.

2. Çoğul gebelik varlığında önerilmez.

3. Bebeğin USG ile incelenmesinde Down Sendromu’nu düşündüren yapısal anomaliler tespit edilmiş ise amniyosentez tercih edilebilir.

4. Testin sonucu pozitif gelmiş ise kesin tanı için Koryon Villus Örnekleme (CVS) veya Amniyosentez önerilir.

5. CVS veya Amniyosentezin yerini alan bir yöntem değildir.

6. Testini sonucunun negatif gelmesi bebeğin etkilenmediğini kesin olarak ekarte etmez.

Testin önerilebileceği durumlar:

1. Doğumda 35 yaş ve üstünde olan gebeler.

2. Bebeğin ultrasonografik incelemesinde Down Sendromu için risk teşkil eden bulgu veya bulguların varlığı.

3. Daha önceden Down Sendromlu bir gebelik geçirmiş olmak.

4. İkili tarama, üçlü veya dörtlü taramada pozitiflik.

5. Down Sendromunu riskini artıran dengeli Robertsonian translokasyon varlığı.

Not: Test Down Sendromunu ile birlikte Trizomi 13 ve 18 için de tarama sağlamaktadır.

Detaylı (2. düzey) ultrasonografik inceleme (20-21 hafta)

Bebek USG ile detaylı olarak incelenir. Yapısal sakatlıklar tespit edilmeye çalışılır. En iyi ellerde dahi USG ile yapısal sakatlıkların %90’ı tespit edilebilir. Bebeğin pozisyonu ve annenin kilolu olması bu oranı azaltır.
Bebeğin kalbine de bu dönemde bakılır.

Diyabet taraması (50 gram şeker yükleme, gerekirse 100 gram şeker yükleme) (24-28 hafta)

Gebelik şekeri denilen, gebelik sonrası kendiliğinden kaybolan şeker hastalığı bebeğinizin aşırı kilo almasına ve bazı problemlere neden olabilir. Bu nedenle her gebeye 24-28. haftalar arasında 50 gram şeker tarama testi yapılmalıdır. Doktorunuz size %30’lık Dextroz 500 mililitre (şekerli su) yazacaktır. Sabah hafif bir kahvaltı yapın. Bu kahvaltıda bal, reçel, şekerli şeyler yenmemelidir. Hastaneye gelirken 1 bardak ve 1 limon beraberinizde getirin. Size görevli hemşire tarafından 50 gram şeker ölçülerek verilecek ve içmeniz istenecektir. İçtikten 1 saat sonra kan vermelisiniz. Kan şekerinin 140’ın altında olması normaldir. Kan şekeriniz 140’ın üstünde ise hekiminiz size 100 gram şeker yükleme testi isteyecektir. 100 gram şeker yükleme testi tanı koyucu bir testtir. 100 gram şeker yükleme testi de 50 grama benzer. 100 gram şeker yüklemede 8 saatlik açlık olmalıdır. Sabah kahvaltı yapılmaz. Öncelikle aç karnına kan şekeri bakılır. 100 gram şekerli su içildikten sonra 1., 2. ve 3. saat kan şekerleri bakılır (Açlık 95 altı, 1. Saat 180 altı, 2. Saat 150 altı, 3. saat 140 altı olmalıdır. İki değer normalden yüksek ise gebelik şekeri tanısı konulur).
Aşırı kilolu, ailede şeker hastalığı olanlarda, daha önceden gebelik şeker hastalığı olanlarda 100 gram şeker yüklemesi gebeliğin ilk haftalarında yapılabilir. 100 gram testi normal olsa dahi 24-28. haftalarda 100 gram testi tekrarlanmalıdır.
Bazı durumlarda (1. derece akrabalarında şeker hastalığı olmayan, 25 yaş altı, gebelik öncesi normal kiloda, doğumda normal kiloda, kötü gebelik öyküsü yok ise) 50 gram tarama yapılmayabilir.

Rahim ağzı kısalık ölçümü ile erken doğum eylemi taraması

Erken doğumu ön görebilmek her zaman mümkün olmamakla birlikte, rahim ağzının kısa ölçülmesi erken doğumun habercisi olabilir. Rahim ağzındaki kısalma USG ile ölçülür.

26-30 hafta arası özel durum

Bu 1 aylık süreç gebeliğin belki de en önemli ayı olarak kabul edilebilir. Günümüzde yeni doğan bakımındaki teknik gelişmeler ile birlikte 26 hafta doğan bir bebek dahi yaşatılabilmektedir. Fakat bu kadar erken doğumda bebekte sağırlık, körlük gibi hiç istenmeyen durumlar oluşabilmektedir. 30. haftada doğan bir bebekte ise bu oranlar 26. Haftada doğana göre çok daha azdır. Bu 1 aylık sürede kendinize özellikle daha fazla dikkat etmelisiniz.

Bebekte gelişme geriliği de en sık bu haftalar arasında görülmektedir. Bu nedenle gelişme geriliği açısından da hasta değerlendirilir.

34 hafta sonrası rahatlama

Bebeğiniz halen prematür olsa dahi 34. haftadan sonra bebeğinizi gelişimi ve kilosu sağlıklı yaşaması açısından oldukça yeterlidir. Bu nedenle 34. haftadan sonra erken doğum bebeğiniz açısından daha az risklidir.

Her muayenede yapılacaklar

Her muayenede tansiyonunuz, kilonuz, mutlaka ölçülmelidir. Aslında gerekli olmasa da bebeğin kilo alımı ve sıvısı genellikle her muayenede USG ile değerlendirilir. 35 haftanın üstündeki bebeklerde NST denilen bebek kalp atım traseleri çekilebilir.

Doğum şekli ne olmalı?

İster normal doğum, ister sezaryen olsun artık doğum ağrısız olarak gerçekleştirilebilmektedir. Belden uyuşturma ile normal doğumda hasta ağrısız olarak doğum yapabilmektedir. Sezaryende ise belden uyuşturma ile hastanın bilinci açık olarak (ağrı hiç hissetmeden) doğum yaptırılmakta, anne bebeğinin ilk ağlamalarını duymakta, doğum sürecinin tamamıma şahit olabilmektedir.
Normal doğum mu? Sezaryen mi? Bu önemli soruyu hekiminiz ile detaylı olarak tartışmalısınız ve birlikte bir karar vermelisiniz.

Normal doğum mu? Sezaryen mi? Tıklayınız.  

Gebelik süresince yapmanız veya yapmamanız gerekenler için lütfen tıklayınız